6 Nisan 2009 Pazartesi

Türkiye'nin bir Ucundaki Çocukların Gözlerinde Kıvılcım Yaratmak

Heyecanımı ve mutluluğumu başlıkta nasıl belirtebileceğimi düşünüyorum fakat ne kadar çok kelime kullanırsam kullanayım, yetmiyor. Fakat çocukların gözlerinde kıvılcım yaratmak tam da bu heyecanımı betimliyor. Yunanistan sınırına 5 km uzakta, Türkiye'nin bir ucu.. Her yer baharın müjdeleyicisi yeşilin tonlarında, mükemmel bir sessizlik hakim. Bu eşsiz doğanın içinde, büyük şehirlerden uzak yaşayan insanlar... Ama gözlerindeki içtenlik ve parıltı kendimizi avuttuğumuz bu beton bloklar arasında kala kala unutmaya başladığımız türden...

2009 Yılı tüm Dünya'da Astronomi Yılı olarak kutlanıyor, ülkemizde de belli başlı merkezlerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bizler de Gökbilim Forumu'ndan Mehmet Koyuncu'nun önderliğinde 4 gökyüzü tutkunu, gökyüzünün ışıltısını, yıldızların ışığını insanların üzerine saçmak üzere yola koyulduk ve Edirne sınırları içindeki İpsala ilçesinin köylerine astronomi aşkımızı götürüp, onlarla paylaştık. Çocukları, ders kitaplarında hep sözü geçen, gökyüzünde "oralarda bir yerlerde" olduğunu bildikleri yıldızlara, gezegenlere biraz daha yakın kılabilmek için uğraştık. Elimizdeki imkanlarla bunu başardığımıza da inanıyorum. Civar köylerde yaşayan yaklaşık 300 ilk öğretim öğrencisine ve 200 yetişkini Avcı takım yıldızı ile, Satürn ile, Ay ile tanıştırdık. Gözlerindeki parıldamayı, hayretlerini ve bilgiye aç o muhteşem bakışlarını görmenizi isterdim. Düşünüyorum da sanırım sırf bunun için yaşamaya değer...

100 Saat astronomi etkinlikleri dahilinde Edirne ili İpsla ilçesinde gözlem etkinlikleri düzenledğimiz köyler(kırmızı ile yuvarlak içine alınmış) : Paşaköy, Kochıdır, Aliço Pehlivan, Esetçe, Turpçular. Sol üstteki gri çizgi Türkiye-Yunanistan sınırı

Bu duygu yüklü açılışın ardından biraz etkinlik hakkında bahsetmek istiyorum. Mehmet Koyuncu'nun organizasyonu ile kendi köyü Esetçe'nin de içinde bulunduğu 5 köye 100 saat astronomi etkinlikleri yapmak için Cumartesi sabahı 3 arkadaş (Emre Evren, Semih Çakmak ve ben) İstanbul'dan yola düştük. Mehmet Abi çalışmalara Cuma günüden kendi başına başlamıştı zaten, bizler de takviye ekibi olarak onu desteklemeye gidiyorduk. Keyifli bir yolculuk sonunda Keşan'a vardık.

Keşan otogarı; Emre ve ben(sırt çantalı olan) planlar yapmaya başladık bile; Semih de bizi fotoğraflamakla meşgul :)

Ardından Mehmet Abi'nin bizi gelip almasıyla ilk hedefimiz, bu geceki etkinliklerin merkezi olacak Paşaköy'e varıyoruz. Merkezden kastım, bize etkinliklere İpsala kaymakamının da katılacağı söyleniyor; fakat söylendiği gibi olmuyor. Paşaköy'deki İlköğretim okuluna geçiyoruz ve bizleri 4 tane genç öğretmenimiz karşılıyor. Kendileriyle tanıştıktan sonra ilk planımızı uygulamaya geçiriyoruz ve köy halkına okulda astronomi sunumu yapılacağını duyurulmasını istiyoruz. Biz de hemen hazırlıklara başlıyoruz :

Ben ve Emre yapacağımız sunuma son halini verirken

Sat 15:30 oluyor ve salon doluyor. Salonda ilk öğretim öğrencilerinden tutun da köy kahvesinden kalkıp gelmiş meraklı amcalara kadar renkli bir kalabalık var.

Sunum başladı, başlayacak...

Ve sunuma başladık.. İlk slaytımız "Evren Nedir?" diye başlıyor ve ikinci slaytta cevap geliyor "Herşey"...Ardından güneş sistemimiz, gökyüzündeki yıldızların yaşamları, galaksiler, hatta karadeliklere kadar hareretli bir sunum ve soru-cevap oturumu gerçekleştiriyoruz. Çocukları görmeniz gerek; hepsinin gözü parlıyor, harika sorular soruyorlar. Satürn'ün fotoğrafını gösterdiğimde hemen halkaların nelerden oluştuğunu soruyorlar. Kısacası akıllarında soru işaretleri oluşuyor ve asıl istediğimiz de bu: Aklında sorularla yaşayan, bunların peşinden koşan insanlar.. Eklemeden geçemeyeceğim, bu çalışmadaki sunumu kullanmamızı sağlayan bir başka gökyüzü gönüllüsü sevgili Nuray Saatçioğlu'na ne kadar teşekkür etsek azdır. Etkinlik sırasında yanımızda olmasa da bir zamanlar emek vererek bilgisayarında oluşturduğu o muhteşem görüntüler artık yüzlerce çocuğun zihninde...

Avcı takım yıldızını anlatırken; gece gökyüzünde Avcı'nın omzundaki turuncu dev Betelgeuse'ü gördüklerinde ne kadar heyecanlandılar, anlatmak güç...

Sunumun ardından biraz ara verip, havanın kararmasını bekledik. Bu esnada şansımıza köydeki düğün yemeğine davet edildik ve bir güzel karnımızı doyurduk :)

Afiyet oldu gerçekten

Karnımız da doyduğuna göre sırada teleskopları hazırlayıp geceyi beklemek var; fakat okul bahçesinde bizi onlarca çocuk karşılıyor; hepsi haberini almış saatler önceden kuyruk oluşturmaya başlamışlar bile. Bizler de o esnada 3 teleskobumuzu ayarlayıp hazır ettik.

Celestron'un hedefleyici dürbünü ile cebelleşirken

Veee şov başlasın! Gökyüzü kararmaya başladığı gibi hemen ilk hedefimiz Ay'a yöneldik. 3 teleskop olması çocukları gruplara dağıtarak gözlem yaptırabilmemizi sağladı. 2 teleskopta ben ve Semih, diğerlerinde okul öğretmenleri, gözleme başladık.

Meraklı minikler Ay'a bakıyor

Ardından hedeflerimizden biri Satürn, diğeri Betelgeuse'dü. Yıldızların o kadar büyük olmalarına rağmen teleskopla bile bir noktadan daha büyük görünemeyeceğini gösterdik. Satürn'ün halka düzlemi görüş doğrultumuza paralel olmasına rağmen, gezegenin üstünden geçen o çizgiler çocukların aklını başından aldı diyebilirim. "Vooov, of harika bişey" gibi tepkiler havada uçuşuyordu. Satürn'e aşık oldular diyebilirim. Ardından elimizdeki lazerlerle gökzyüzündeki takım yıldızları ve kutup yıldızını tanıttık. Artık ıssız bir adaya gittiklerinde yönlerini bulmayı biliyorlar :)

Gözlem devam ediyor, kalabalık artıyor...

Biz ve bize yardım eden öğretmenlerimizle Paşaköy'de gözlem yaparken Emre ve Mehmet Koyuncu Kocahıdır köyünde gözlem yapıyorlardı. Onlarda tıpkı bizim gibi bir tepki ile karşılaşmışlar ve onlarca çocuğa gökyüzü aşkını aşılamışlar.

Bu tatlı yorgunluğun ardından pansiyonda güzel bir uyku çekip sabah dönüş yoluna koyulduk. Dönüş yolunda memleketim Tekirdağ'da köfte ve peynir helvası yemeden geçilmez dedik..

Ardından madem buralara kadar geldik, üstadımız İshak Bey'i ziyaret etmeden de olmaz dedik. İyi ki de etmişiz, keyifli bir sohbet ve Güneş gözlemi yanımıza kar kaldı..

Soldan sağa :Mehmet Koyuncu, Semih Çakmak, Emre Evren, İshak Benbaneste ve ben

Hareketli bir haftasonu oldu bizim için ama tüm yorgunluğa değdi diyebilirim. Başlıkta da belirttiğim gibi Türkiye'nin bir ucundaki çocukların gözlerinde kıvılcımlar yarattık, o çıkarsız,masum bilme arzularını tatmin etmeye çalıştık. Yüzlerindeki gülümseme ve bizlere ettikleri teşekkürler fazlasıyla yetti, arttı bile...

6 yorum:

Mustafa Öztürk dedi ki...

o çocukları en iyi anlayanlardan biri benim sanırım. benim de çocukluğumdan beri en çok ilgimi çeken, bütün hücrelerimle merak ettiğim gezegen satürn'dü.. ben de geçen günkü gözlemde ilk defa satürn'ün halkasını gördüm.. Aynı şekilde parladı gözüm.. :) Hatta hızımı alamadım, bir yazı yazdım o galileo'dan yuri gagrin'e satürn'ün halkaları diye.. :)

Slope / Alper Kömürlü dedi ki...

Yahoogroups'daki Tutulum grubundan ulaştım blog sayfanıza.
Enfes bir çalışma olmuş. Yazdıklarınızı okurken, fotoğraflara bakarken gerçekten çok heyecanlandım.
Muhtemelen pek yorucu olmuştur ama bu kadar mutluluk verici bir yorgunluk olamaz herhalde.
Ayaklarınıza, ellerinize, emeğinize sağlık.
Saygı ve sevgilerimle.

GarajımdakiEjderha dedi ki...

Bravo. Çabanız çok müthiş. Tüm o çocuklara bunu yaptığınız için size teşekkür ederim :)

Mustafa Özkan dedi ki...

Gerçekten çok güzel bir çaba; öncelikle tebrik etmek istiyorum. Büyük şehirlerde yaşayıp hiçbirşeye ilgisi isteği olmayan insanların aksine köy yaşamında doğup büyüyen ve bilgiye aç insanlar için bu gibi aktiviteler yapılmalı. Benim kişisel hedefim ise gelecekte bir akademisyen olunca elimden geldiğince köy ve küçük yerleşim okullarını gezip oradaki genç beyinlerin dikkatini bilime çekmek. Yazıyı okurken çok heyecanlandım ve benim düşüncemi hayata geçirebilmiş insanların tatlı telaşına ortak olabildim. Tekrar tebrik ediyorum.

Ümit Fuat Özyar dedi ki...

Bu güzel çalışmanızı fotoğraflarıyla birlikte DAY 2009 ve Dünya Astronomi Birliğine gönderdiniz mi bilmiyorum. Göndermediyseniz bence yollayın. İnsanlar Türkiye'de de böylesine güzel çalışmalar yapıldığını öğrenmeli. Böyle güzel insanlar olduğunu bilmeli. İmrendim doğrusu size. Ne çok hayranınız olmuştur.

Arif Bayırlı dedi ki...

İlginiz ve yormlarınız için çok teşekkürler arkadaşlar. 2009 yılında astronominin herkese ulaştırılması konusunda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Gökyüzü tutkusunun, bu tutkuyu hayatının her anında hissedebilen, amatör ruhunu kaybetmemiş kişiler tarafından en iyi şekilde aktarılabileceğine inanıyoruz. Amacımız özellikle çocuklar ve gençler arasında yepyeni bir amatör astronom kuşağı kazanabilmek...

Ümit Bey, etkinliğin detaylarını uluslarası birliğe göndermedik fakat ben konuyu araştırıp göndermeyi düşünüyorum. Hatırlattığınız için teşekkürler..

Paylaş!

 

Copyright © 2010 Gök Günce | Blogger Templates by Splashy Templates | Free PSD Design by Amuki