0
yorum

26 Kasım 2012 Pazartesi

Bilgi küratörlüğü üzerine

Blog ve podcast listemin yüzlerce kaynakla dolup taşmasıyla sürekli “öncelik” listeleri yapar buluyorum kendimi. Ama bir süre sonra bu öncelik listeleri için de ayrıca bir “öncelik” listesi hazırlamak gerekiyor ki okumak/dinlemek gereken onlarca nitelikli kaynak günün sonunda “Hepsini Okundu İşaretle” fonksiyonu ile sonsuza kadar internet boşluğuna yuvarlanıyor.. Her gün okuyamadığım ya da “bugün bilmediğim birşey öğreneceğim” diye başına oturduğum onlarca yazıdan kaç tanesi acaba gerçekten düşündüğüm gibi değerli ya da böyle bir “değer” söz konusuysa bu değeri atayan ne?

 

fourthought Oldukça muğlak ve yuvarlak sözlerle konuya girdim ama bahsetmek istediğim geçen günlerde BBC4’da yayınlanan Four Thought adlı programa konuk olan Maria Popova’nın “bilginin kürate edilmesi” kavramı.. Popova’yı tanımayanları öncelikle muhteşem sitesi Brain Pickings’e alalım (şimdi bağlantı vermeyeceğim, tıkladıktan sonra geri dönüp dönmeyeceğiniz konusunda emin değilim :) )Kısaca özetlersek Popova, günümüz “bilgi devrinde” özellikle internet gibi yığınla bilginin sürekli oluşturulduğu bir dönemde “nitelikli” bilginin birileri tarafından yüzeye çıkarılıp işaret etmesi gerektiğini savunuyor ve bunu tıpkı galerilerde ya da sergilerde belli eserlerin seçilip sergilenmesi konusunda bir plan yapılması olarak tanımlanabilecek “küratörlük”e benzetiyor.. Sitesi Brain Pickings’de bilimden, edebiyata, modern sanatlardan, mimariye onlarca konu hakkında birbirine bağlantılar veren, birbirinden beslenen yazılar yayınlanıyor düzenli olarak. Popova, farklı farklı alanlardan beslenerek, orada olanı ortaya çıkarıp aradaki bağlantıları kurup ona işaret etmek olarak tanımlıyor yaptığı işi. Çünkü ancak bu şekilde kurulan bağlarla mevcut bilgilerden yeni bilgiler oluşturulabileceğini ve “combinatorial creativity”(kombinatorik yaratıcılık) dediği kavramın gelişebileceğini iddia ediyor.

 images

BBC4’daki programı dinlemek için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz. (Yazı formatını tercih edenler için konuşmanın özeti denebilecek bir yazı da burada.)

 

Popova’nın bilgiye bu yaklaşımı benim aklıma fazlasıyla yatıyor; farklı farklı alanlardan beslenerek, düşünce dünyasında yeniliklere yol açmak günümüzdeki internette ancak “filtrelenmiş”, rafine bilgiler sayesinde oluyor; bunun içinde Popova gibilere fazlasıyla minnettar olduğumu söylemeliyim.

 

Brain Pickings’i ziyaret etmeyi, hatta her gün tıklamayı unutmayın(her gün üç makale yayınlanıyor).

 

Ayrıca Popova’nın Tumblr’da “kürate” ettiği bir diğer site Exp-lore : http://exp.lore.com/ kesinlikle tavsiye edilir.

0
yorum

25 Kasım 2012 Pazar

Youtube bizi daha zeki mi yapıyor?

Özellikle ik-üç kişilik arkadaş gruplarının, gece geç saatlerde, muhabbet de artık dönmüyorsa, "abi şu videoyu izledin mi?","bu videoyu kesin görmelisin" şeklinde veryansınları ile karşısında saatlerce zaman geçirilebilen bir site Youtube… İçinde barındırdığı onca "komik" videonun yanında bir o kadar da eğitim amaçlı, zamanınızı değerlendirip keyifle birşeyler öğreneceğiniz birçok videoya da ev sahipliği yapıyor. Her hafta "çılgın bir fikri" ortaya atıp bunu kanıtlamak adına onlarca argüman üreten PBS'in harika fikir serisi "Idea Channel" bu hafta şunu soruyor : "Is Youtube Making Us Smarter?" (çev: Youtube bizi daha zeki mi yapıyor? )

 

 

Videoda verilen örnekler arasında benim de favorilerim olan MinutePhysics, Vi Hart, PBS Off Book ve Smarter Everyday'in bulunması hoşuma gitti. Bu yayınlar sadece Youtube üzerinde varlar (Vhart hariç sanırım - kendi blogunda da yayınlıyor) ve yapım kaliteleri çok çok başarılı.

 

Youtube'da zaman öldürken kedi videoları ya da ilginçlikler yapan insan videolarının yanında bu alternatiflere de bir göz atmak da yarar var. Videonun “Description” kısmında referans verdikleri tüm video kanallarının bağlantılarını vermişler..

0
yorum

24 Kasım 2012 Cumartesi

Aslan Takımyıldızından kopup gelen

Dünkü Bulutsu'da harika bir balıkgözü fotoğraf vardı, gökyüzünü 360 derece içine alan, ortada Samanyolu'nun geniş kolu ve içinde parlaklığıyla hemen fark edilen Jupiter ve en etkileyicisi ise bir uçtan diğerine uzanan muhteşem bir göktaşı izi! Kasım ayı'nın meşhur Aslan Göktaşı Yağmuru'nun(Leonid'lerin) bir parçası aslında bu..

 

Uzun Aslan gecesi ( Telefi Hakkı: Stephane Vetter ) Bulutsu'dan

Uzun Aslan Gece'sinden bir Leonid (Bulutsu'dan) Telif Hakkı: Stephane Vetter

 

1885 yılının sonunda 1886 yılının başlangıcında 15 gün arayla farklı iki kişi tarafından keşfedilen 55P/Tempel Tuttle kuyruklu yıldızının geride bıraktığı döküntünün arasından geçiyoruz tekrar şu sıralar. Göktaşı yağmuru 19 Kasım gibi en şiddetli hale ulaşıyor ama bu günlerde de dahi şanslı ve sabırlı gözlemciler için gözlenebilecek onlarca etkileyici Leonid bekliyor olabilir.. İstanbul'un bulutlu ve yağmurlu havasından kurtulup bir yerlerde gözlem yapma şansı olsa diye iç çekiyor insan ama yetiştirilmesi gereken ödevler ve projelerle bunun imkansıza ne kadar yakın olduğunu tekrar anlayarak boynunu büküyor.. Hiç değilse aşağıdaki uzun time-lapse video ile yetinmeye çalışıyor:

 

 

Leonid and Zodiacal Light from Stephane Vetter on Vimeo.

 

 

2
yorum

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Küresel Kümelerde "kum gibi yıldız"

Teleskop ile bakmaktan en çok keyif aldığım cisimlerden, küresel yıldız kümeleri. Küçük bir teleskop ile daracık bir alana hapsolmuş yuvarlak bir bulut görünümündeyken, karanlık bir yerde büyük bir teleskoptan bakıldığında içindeki yıldızları az biraz çözebildiğiniz arı kovanı misali binlerce yıldıza ev sahipliği yapan gökcisimleri.. Ortalama 100 ışık yılı genişliğinde bir alana yüz binlerce hatta milyonlarca yıldız sıkıştırdığınızı hayal edin! Böyle bir kümede, (varsa) bir yıldızın etrafındaki gezegenden gece ve gündüz gökyüzünü görmeyi çok isterdim! Geçmişte internette böyle bir benzetime rastlamıştım ve GökGünce’de de bir yazıda kullanmıştım hatta:

 

hs-2008-15-b-large_web

Bugünkü bildiğimiz galaksilerden çok çok daha küçük olan fakat aynı sayıda yıldıza ev sahipliği yapan kompakt bir galaksiden ya da küresel bir yıldız kümesi içindeki bir gezegenden olası gökyüzü manzarası (Kaynak : HubbleSite)

 

Bulutsu'daki Günün Gökbilim Görüntüsü'nde bugün harika bir küresel yıldız kümesi fotoğrafı var. Zamanında, kuyruklu yıldız avcısı Charles Messier'in gözlemleri sırasında kuyruklu yıldızlarla karıştırmamak amacıyla gökyüzündeki soluk, geniş gökcisimlerini kaydettiği ünlü Messier Kataloğu'nda M72 olarak bilinen, Kova takımyıldızında bulunan bu küresel yıldız kümesi bizden 50 000 ışık yılı uzakta ve yaklaşık 100 000 yıldız içeriyor.

 

m72_hst_960

M72 Küresel Yıldız Kümesi ( Telif Hakkı: NASA /Hubble )

ESA/Hubble tarafından yayınlanan Haftanın Fotoğrafı'nda tesadüfen bugün başka bir küresel kümenin, M56'nın harika bir fotoğrafı yayınlandı. Bu fotoğraftaki yıldızlar diğerinden daha etkileyici görünüyor!

 

M56 Küresel Yıldız Kümesi ( Telif Hakkı: NASA /Hubble )

Küresel yıldız kümeleri barındırdıkları yaşlı yıldızlar ile birilikte galaksideki en yaşlı cisimlerden.. 13 milyar yıl olarak hesaplanan yaşları, zamanında evrenin yaşı hesaplarından dahi daha fazla çıkıyordu; haliyle bu da büyük bir problem oluşturuyordu.. Neyse ki problem evrenin yaşı hesaplamasında olduğundan, güncel haliyle 13.7 milyar olarak düzeltilince sorun da ortadan kalkmış oldu. Bu durumda bu yapıların galaksi oluşumunun ilk evrelerinde  ortaya çıktığı, çoğunun da galaksinin halesi olarak adlandırılan sarmal kolların bulunduğu düzelemin üst kısmında olmasından dolayı galaksi etkileşimleri sırasında cüce galaksilerden "çalındığı" düşünülüyor..

 

Kısacası, gerek kaynakları gerekse de iç dinamikleriyle küresel yıldız kümeleri astrofizik anlamında oldukça ilgi çekici cisimler.. Etkileyici görüntüleri ile de derin uzay fotoğrafçılığının vazgeçilmez hedeflerinden biri.

0
yorum

16 Ağustos 2012 Perşembe

Güneş Sistemi fotoğrafçılığında son nokta!

Haftasonu, uzun zamandır görüşemediğim, kendisi de oldukça deneyimli bir amatör astronom ve gökyüzü fotoğrafçısı olan sevgili Onur (Atılgan) ile görüşme fırsatım oldu. Çok eskilerden, Gökbilim Forum’da aktif olduğum dönemlerde çeşitli etkinlikler vasıtasıyla bir araya geliyor, gerek astronomi, gerek bilim gerekse de kendi alanı olan sosyal bilimler konusunda beyin fırtınalarına girişiyorduk. Benzer bir konseptte geçen iki günün ardından birçok konuda “aydınlanarak” geri döndüm diyebilirim. Bu konular arasında özellikle kendisinin de çalışmalarının olduğu Güneş Sistemi fotoğrafçılığı hakkında birçok anlamda ufkumu açan örnekleri buradan da paylaşmak istiyorum.

 

Konuyu açan, Fransa Pirenelerindeki ünlü gözlemevi Pic du Midi’de fotoğraf çekme fırsatı elde eden gökyüzü ve doğa fotoğrafçısı Jean-Luc Dauvergne’in Mars’taki kum fırtınaları fotoğrafı… 1 metrelik profesyonel bir gözlemevi teleskobuyla çekildiğinden dolayı biraz “üst-perdeden” bir örnek olsa da böyle bir teleskobun amatör bir gökyüzü fotoğrafçısına kullanma imkanı verilmesi başlı başına bir olay. Eldeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek muhteşem bir fotoğraf ortaya çıkarmış kendisi de; sonuç direkt APOD zaten.. Fotoğrafçının diğer fotoğraflarının da olduğu kişisel sitesi : http://www.astrophotography.fr/

 

MarsDust_picdumidi_c740

Telif Hakkı Jean-Luc Dauvergne (Kaynak: http://www.astrophotography.fr/ )

 

Bundan yola çıkarak Güneş Sistemi fotoğrafçılığı alanında eldeki imkanlarla dudak uçuklatacak sonuçlar alan amatörlerin çalışmalarına yöneldiğimizde beni en çok etkileyen Damien Peach oldu. Fotoğraflarını çektiği yerlerdeki görüş kalitesinin üst düzeyde olmasıyla (sırf bunun için sık sık Bermuda’ya gittiğini duydum) harika sonuçlar alıyor.. Jupiter ve Satürn fotoğrafları, barındırdıkları tüm detaylarıyla favorilerim arasında..

 

2011_11_17-18rgb04_small

Telif Hakkı: Damian Peach (Kaynak: http://www.damianpeach.com/ )

 

Fotoğraflardaki yüzey detayları çok etkileyici.. Gezegenlerin ötesinde, çektiği fotoğraflarda Jupiter’in uydusu Ganymede’in dahi yüzey detaylarını yakalıyor, işte bu, başlıkta bahsettiğim “son nokta”lardan biri..

 

2011_09_25ganySoldaki görüntü Damian Peach tarafından alınan Ganymede görüntüsü, sağdaki ise Ganymede’in uydudan alınan görüntüsü ( Telif Hakkı: Damian Peach Kaynak: http://www.damianpeach.com/ )

 

Satürn fotoğraflarındaki detaylara ise diyecek birşeyim yok:

 

2012_04_21rgb_smallTelif Hakkı: Damian Peach ( Kaynak: http://www.damianpeach.com/ )

 

Bütün hepsinin ötesinde öğrendiğim birşey var ki ilk başta mümkün olacağını hayal bile edemezdim. Dünya üzerinden, orta halli amatör bir teleskop ile Venüs’ün yüzeyini görüntülemek.. Nasıl yani? Venüs’ün etrafındaki uydular dahi radar teknikleri kullanmadan yüzeyi göremezken, ufak bir teleskop ile Dünya’dan yüzey detaylarını seçmek mi? Şeytan detaylarda gizli, elbette.. Harika bir teknik ve iyi bir zamanlama ile bunu yapmak mümkün. İşte size kanıtı:

 

venus_nightside Telif Hakkı : Daniele Gasparri (Kaynak : http://www.danielegasparri.com/ )

 

Venüs’ün karanlık bölgesinden, yüzeyden gelen ve kalın bulutları delip geçen termal ışımayı yakın-kızıl ötesinde bir filtre ile yakalayıp yüzey detaylarını görünür kılıyor amatör astronom Daniele Gasparri. Elde ettiği görüntüyü uydudan alınan Venüs’ün radar görüntüsüyle birebir karşılaştırarak birçok yüzey detayını eşleştirebiliyor, inanılmaz bir şey! (Çalışmanın detayları için tıklayınız; konunun meraklıları biraz detaylı araştırma yapıp Sky&Telescope 2010 October sayısındaki makaleye göz atabilirler.)

 

20090317_nightside_gasparriSol üstte amatör astronomun aldığı görüntünün bir parçası, sağ üstte ise uydu radar görüntüsü. Sağ altta, elde ettiği görüntüdeki yüzey detaylarını eşleştiriyor. Telif Hakkı : Daniele Gasparri (Kaynak : http://www.danielegasparri.com/ )

 

Bu örneklere, Türkiye’den de bir ismi eklemek gerekiyor ki kendisi yakın zamanda tanışma fırsatı yakaladığım Burak Yakut. Kendisi uzun zamandır gezegen fotoğrafçılığı ile uğraşıyor ve çalışmalarını Balkondan Evrene adlı blogunda ve Gökbilim Forum’da paylaşıyor. Yakın zamanda çektiği Venüs fotoğraflarında yakaladığı bulut detayları kesinlikle övgüyü hak ediyor.

 

uv4-lc-roi_web

uv4-lc-roi-cloud-incert-copy_web

Telif Hakkı : Burak Yakut ( Kaynak: Balkondan Evrene )

 

Son olarak bir de Güneş fotoğrafları konusunda bir üstadın çalışmalarından bahsedip konuyu noktalayım.. Alan Friedman, elindeki güneş teleskobu ve kamera sistemiyle her seferinde elde ettiği detaylar ve bu detayları sunuş şekliyle meraklılarını ekrana kilitlemeyi başarıyor.

 

cincodemayo Telif Hakkı: Alan Friedman (Kaynak : http://avertedimagination.com/)

 

Daha fazlası için fotoğrafçının kişisel web sayfasını ya da güncel fotoğraflarını paylaştığı Tumblr adresini takip edebilirsiniz.

 

Bütün bu örnekler ve elimin altındaki olanaklara bakarak, Türkiye’de de yavaş yavaş olgunlaşan bir topluluğun deneyimlerinden de yararlanarak ben de ufak ufak çalışmalara başlamayı planlıyorum. Bu süreci Gök Günce’de detaylarıyla paylaşmaya niyetliyim, takipte kalın!

Paylaş!

 

Copyright © 2010 Gök Günce | Blogger Templates by Splashy Templates | Free PSD Design by Amuki